Tarihsel Bir Sorumlulukla Karşı Karşıyasınız

TARİHSEL BİR SORUMLULUKLA KARŞI KARŞIYASINIZ
Bu yazıyı okuma lütfunda bulunan sizlerden içinizde doğum tarihi 20. Ekim. 1968 olan kaç kişi var acaba?

Ya da bu tarihin doğum tarihiniz dışındaki anlamını, önemini bilen kaç kişi var?
Sevgili Dostlar; 20.Ekim.1968
Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarının “Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü” nü başlattıkları tarih. Başlattıkları yürüyüşün gerekçesini özetle şöyle açıklarlar:
” Biz Mustafa Kemal gençliği olarak, Türkiye’nin istiklalinin zedelendiğini, elden gittiğini görüyoruz. Onun için atılması gereken devrimci adımın ‘İstiklali tam Türkiye’ için olacağına, gerçekleştirilmesi gereken ilk amacın ‘Tam Bağımsız Türkiye’ olduğuna inanıyoruz.” 
Ve sonu darağacında biten emperyalist işgale ve sömürüye karşı mücadeleye başlarlar. 
Bunu neden hatırlatma gereği duydum. Kısa bir özetle açıklamak istiyorum. 
12.Eylül.1980 faşist darbesinden sonra Türkiye her anlamda “Tam Bağımsız” bir ülke olmaktan uzaklaştı. Cumhuriyetin getirdiği bütün kazanımlar “alıştıra, alıştıra” yok edildi. Bütün bunlar yapılırken bazen halk dalkavukluğu yapılarak, bazen millet öyle istiyor denilerek, bazen “Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez” yalanıyla, çoğu zamanda din kisvesi altında, son olarak da muhalif kesimleri ya susturarak ya da satın alarak yapıldı.  Yaklaşık 45 yıllık bu süre içerisinde Okyanus ötesi baskılar ve diğer emperyalist yönlendirmelerle ülkenin bağımsızlığı yok edildi. Bu zaman içerisinde genlerinde Kuvayı Milliye ruhu bulunan Cumhuriyet Halk Partisi’de nasibini aldı parti içi hizipler ve “çağdaş sosyal demokrasi” adı altında devrimci kimliğinden uzaklaştırıldı. Geçiş dönemi Genel Başkanları olan Altan Öymen ve Hikmet Çetin’i saymazsanız CHP’nin 1992 yılında tekrar açılmasından bu yana 31 yılda iki Genel Başkan ile yönetildi. Ülke demokratik kazanımlarını yitirirken iki genel başkan ve kadroları adeta “kayıkçı kavgası misali” muhalefet gösterisinde bulundu. Parti içi demokrasi yok edildi. Bir lider ve yandaş sultası kuruldu. Bu duruma tepki gösterenler partiden uzaklaştırıldı. Partide liyakat ve ideoloji yerine, lidere sadakat, az olsun benim olsun mantığı ile küçük dünyalarındaki konformist ve burjuva yaşam biçimini koruyacak bir anlayış egemen oldu. Yoksul halk kesimine dayanması gereken parti %20-25 bandındaki “her şeye rağmen CHP” diyen bir kesime ve küçük burjuva diye tanımlayabileceğiz kitlede sıkışıp kaldı. CHP’den umudunu yitirenler yukarıda özetlediğim nedenlerle sandığa küstü. Dolayısıyla kurucu değerlerden uzaklaşan, Kemalist ideolojiyi reddetme yarışına katılan, “Yeni Sol” adıyla kimliğinden uzaklaşan bir parti haline geldi. 21 yıllık AKP iktidarını hiç kimse “seçim oyunları ve hileleriyle” açıklayamaz. Bu oyun ve hilelere karşı gerekli önlemi alması gereken yine partidir ki benzeri oyunların kötü kopyaları hatta daha fazlalarını delege seçimlerinde ve aday belirleme süreçlerinde uygulayan bir partiye dönüştü.
Bu özet açıklamadan sonra;
Bandırma’nın Değerli CHP üyeleri ve çiçeği burnunda delegeleri;
Ya kişisel mutluluğunuz için hiçbir ideolojisi olmayan onun-bunun adamı olup birini destekleyeceksiniz ya da tepeden tırnağa değişim isteyen, bu değişim neo-liberal politikaların kötü taklitçisi olmayacak, CHP’nin devrimci kimliğine geri dönecek politikaları destekleyeceksiniz. Sevgili delegeler; gerçekten tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyasınız. Bulundukları makama, siyaset-ticaret ve ekonomik güçle elde edenler bu gücü kaybetmek istemez. Onlar için bu makamlar teslim oldukları hırslarının ve gözü dönmüşlüklerinin olmazsa olmazıdır. Bu makamları koruyabilmek için her türlü yola başvurmuşlardır ve bundan sonra da başvuracaklardır. 
Kongrelerde ve delege seçimlerinde havada uçuşan tabure ve sandalyelerin, hakaretlerin, çirkefliklerin tek bir nedeni vardır. İşgal ettikleri mevkiyi korumak. Bunları yapanların hiçbirinin parti ideolojisi ve halkın sorunları ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Yeni politikalar üretemeyenler, mevcut yaşam biçimlerini sürdürmek isteyenler kavga, kaos, tehdit, şantaj, gıda yardımı, hatta ve hatta kredi kartı borcu ödemesi gibi argümanları kullanmakta herkese mavi boncuk dağıtmaktadır. 
Çok uzağa gitmeye gerek yok. Son beş yıla bakın, seçildiği günden bu yana Bandırma Halkına bir kere dahi hesap verme gereği duymayan, belediye kadrolarını, yönetimi dizayn edenlerin oğlu-kızı-damadı ile dolduranların siz üye ve delegelerin ağzına süreceği sadece bir parmak bal olur. Onlar Genel Merkeze ve yerel örgüte yüklü bağışlarla ve “gençlik” takiyesiyle amaçlarına ulaşmak için her yolu mübah gören kibir abideleridir. 
Evet, tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyasınız. Ya bu düzenin kötü taklitçisi neo-liberal sosyal demokratları, 
Ya da devrimci kimliğini dönecek, hesap vermekten korkmayan, gücünü halktan alan bir politikayı destekleyeceksiniz. 
Sorumluluğunuz çok ama çok büyük. Ya gıda çeklerinin altında ezileceksiniz ya da tehdit ve şantajlara karşı direnerek umut olacaksınız. 
Kongreden önce oy kullanmaya giderken, lütfen varsa küçük çocuğunuzun, torununuzun gözlerinin içine bakın.

30-07-2023/CEVDET AYAN